21 Kasım 2013 Perşembe

Yaşadığınız şehri seviyor musunuz?

Yaşadığınız şehri seviyor musunuz?

Yoksa zorunlu nedenlerden mi o, şehirdesiniz? Bulunduğunuz şehirde yaşamayı siz mi seçtiniz?

Hiç düşündünüz mü bunları...

Onca soruyu açan sevdiğim bir arkadaşım oldu. Bir gecede ben bu şehirde yaşamak istemiyorum dedi. Evini sattı. Şirketini kapattı ve ertesi hafta İzmir'e yerleşti. Bu kadar kolay mı diye düşündüm. Doğduğun, ilklerini, enlerini yaşadığın her köşesini karış karış bilip, anılarla doldurduğun ve en önemlisi de sevdiğin insanları barındıran şehirden bir sabah uyandığında vazgeçmek. Aynı şehirde ev değiştirmek dahi insanı duygulara hapsederken, şehir değiştirmek bu denli kolay mı?

Uzun zamandır süre gelen işlerim nedeni ile şehir dışı gidişlerimden koşarcasına geliyorum Ankara'ya hiç aksaksız hep aynı sonla. Son gidişimde İzmir'de, çalışmalarım vardı. İki günlük çalışma sonrasında geriye kalan birkaç gün gezdim sokaklarında. Sevgili arkadaşım güzel bir düzen kurmuş yeni dostluklar oluşturmuş. Ama eski dostlukları tamamlamayan. Yeni şehre de adapte olmuş. Bu şehirde yaşar mıyım diye düşündüm.

Çok güzel ve sıcak insanlarla bezenmiş bir şehir. Fakat sevdiklerim yoktu. O anda o rengarenk, cıvıl cıvıl şehir soğuk buz gibi kifayetsiz kaldı. Her ne olursa olsun insan sevdikleri ile aynı şehirde nefes almak istiyor. Şehirleri değerli kılan da orada, kimlerle yaşadığın oluyor. Her gün görmesen de yüzlerini, elini uzattığın her an birinin elini tutacağını biliyorsun.

Düşünmeme gerek kalmadan hangi saat nerede ne olduğunu da biliyorum. Diğer şehirleri gezmeyi seviyorum ama Ankara'da yaşamayı. Hadi diyorum 7.cadde de tavla atalım. Çayyolu park caddesinde buluşalım. Gençlik caddesinde kokoreç yiyelim. Arjantin caddesinde kahve içip oradan da Tuna Hilmi de alış verişe çıkalım. Hafta sonu kalede pirinç hanı gezip, çay bahçesinde gözleme ve ayran içmeyi de seviyorum.

Bu ay yaşam değerlerinizi gözden geçirmeniz dileğimle...

0 yorum:

Copyright 2009 e-okul. Hakkı varsa saklıdır.

Üste GİT